Film Eleştirisi – Steve Jobs



Yayınlanan Mar 6 2016 - 10:36pm Yazan admin



steve-jobs-movie-poster-800px-800x1259Biyografi filmi olarak bakılarak, belgesel nitelikli bir film izleme beklentisine girilmemeli. Film 3 bölüme ayrılmış ve Steve Jobs’ın ürün lansmanları öncesi yaşadığı sorunlar hızlı bir kurguyla zaman zaman bir sit-com edasıyla sunulmuş.

Teknik konular ve tek bir mekanda oluşan diyaloglar olmasına karşın, film sıkıcı olmanın aksine gayet akıcı ve eğlenceli bir yapım olmuş.

Michael Fassbender her ne kadar eleştirmenler tarafından – belki de filmin tarzıyla da ilgili olarak- 2016 Oscar töreninde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü alma ihtimali en düşük isim olarak gösterilse de en azından Matt Damon’ın “The Martian”daki performansından kat be kat daha iyi bir oyunculuk göstermiş. Michael Fassbender’ın Steve Jobs’ı yansıtması ve hatta birçok kişiye tanıtması açısından da film gayet başarılı olmuş.

Kate Winslet’a gelecek olursak; ilerleyen yaşıyla ve buna istinaden tecrübesiyle filme ayrı bir hava katarak Michael Fassbender’ın da parlamasını sağlamış. O bilindik edalarının yanısıra ciddiyet dolu rolüyle filmin komedi tarzına çok da yaklaşmamasını sağlayarak, hızlı kurguya rağmen ”nasıl Oscar’lık film olunur”u göstermiş, tabii ki bundaki en büyük pay da yönetmen Danny Boyle’un…

Danny Boyle, çok ince çizgilerle filmi sınırlayarak, büyük bir eser haline getirmiş, öyle ki filmi birçok tarzda sayabiliriz ancak bu film biyografi filmidir diyoruz. Senarist Aaron Sorkin de teknoloji konusunu ele alan filmleri seviyor olacak ki The Social Network filminin de senaristiydi. Danny Boyle ve Aaron Sorkin harika bir ikili olmuşlar. Şöyle ki Aaron Sorkin iyi bir yönetmen ve oyuncu ekibiyle harikalar yaratabileceğini The Social Network filmi ve The Newsroom dizisiyle göstermiş ve Steve Jobs’ta da benim görüşüme göre bunun da üstüne çıkmış. Ancak şu da var ki Steve Jobs, Walter Isaacson’ın aynı isimli biyografik kitabından uyarlanmış bir film.

Filmde hızlı ve aralıksız diyaloglar ve bu diyalogların esprilerle beslenmesi, hazır cevaplar, filmi akıcı hale getiren unsurlardan. Alejandro G. Iñárritu’nun Birdman’ine bu yönden benzerken kamera çekimleri açısından farklılıklar gösteriyor ancak yine de Birdman’i bizlere anımsatıyor.

Özete geçelim. Filmde Apple denince akla gelen ve şirketin kurucusu olan Steve Jobs’ın 3 dönemi; yükseliş, çöküş ve yeniden yükselişine tanıklık ediyoruz. İlk bölümde 1984’teki Macintosh lansmanı, ikinci bölümde 1988’de Apple’dan kovulması ve yeni şirketi NeXT ile olan lansmanı ve de son bölümde de 1998’de iMac lansmanı öncesi diyaloglar seyirciye sunulmuş. Ayrıca kızı ile olan ilişkisi de ilk bakışta hırslı ve egosu yüksek gördüğümüz Jobs’ın farklı bir yüzünü de ortaya çıkarıyor.

Kostüm ve sinematografiyi döneme uygun şekilde yansıtabilen Danny Boyle, filmde 16 mm, 35 mm ve dijital film kullanarak her dönemi ayrı ayrı bize gerçeklikle sunmuş. Steve Jobs’ı izlemek için bana kalırsa Kate Winslet’ın olması bile yeterli bir sebep..

Kanun Kalkan

(20)




Yazar Hakkında

Bir yanıt bırak