Türk kadınının önlenemez yükselişi



Yayınlanan Kas 10 2013 - 9:43am Yazan admin



EBRU BAKİ

EBRU BAKİ

Ne mutlu ki artık Türk Kadını da potansiyelinin farkına varıyor ve kendini daha bağımsız hissediyor – kim aksini yapmaya çalışırsa çalışsın..

İnternetin bütün mesafeleri yıkıp geçtiği, en uzak yerleri bir tuş kadar yakınımıza getirdiği bu çağda kim ne baskı yapmaya, karanlık çağı geri getirmeye gayret ederse etsin, hani özdeyişimiz olan “suyu tersine akıtamazsın” da ifade edildiği gibi bu gayretler “NAFİLE”  olacaktır sonunda…

Nitekim (Evren Paşa’nın kulakları çınlasın) Türk kadını okuyup, iş güç sahibi oldukça, yani diğer bir deyişle bağımsızlığını kazandıkça erkeğe boyun eğmek zorunda kalmayacak ve toplumda daha çok “gerçekten eşit” cins/birey olarak görülecektir.

Burada insan istemeden soruyor; “Acaba beylerin işine gelmeyen de bu değil mi? Onun için kadını eve kapatma gayretlerini binbir dümenle, bir sürü dereden su getirerek neticeye ulaştırmaya çalışmıyorlar mı?”

Ama dediğimiz gibi bu boşuna gayretler Türk kadının uyanışını olsa olsa biraz geciktirebilirler ama asla sonsuza kadar önleyemezler.. Nitekim, güney komşumuz ve şeriatın olduğu İran’da bile haklar yavaş yavaş geriye iade ediliyor, çok açık olarak alınan sinyallere göre..

Bizde ise memnuniyetle görüyoruz ki yavaş yavaş bir çok önemli pozisyonlar kadınlarımıza emanet ediliyor ve işin en sevindirici tarafı da onlar en az erkekler kadar ve sıklıkla da onlardan daha da başarılı olduklarını peerformanslarıyla ispat ediyorlar.. Bunlarla ilgili olarak birçok şirketin başında olan Ümit Boyner, Suzan Sabancı Dinçer, Arzuhan Doğan Yalçındağ, Filiz Şahenk, Ayça Dinçkök,

ÜMRAN BEBA - PEPSİ

ÜMRAN BEBA – PEPSİ

Ümran Beba, Serpil Timuray gibi CEO ları, önemli televizyon programlarını başarıyla götüren Ebru Baki, Aslı Aydıntaşbaş, Balçiçek İlter, Ayşe Hür, Amberin Zaman, Özlem Gürses, Ceyda Karan gibi kadın basın mensuplarını ve tabii ki bilim, edebiyat ve sanat dünyasında da benzer başarılara imza atmış kıymetli “önder” kadınlarımızı örnek olarak gösterebiliyoruz bugün artık…

Bu insanlar bütün kadın populasyonumuz için de çok değerli “idol” olma özelliğini taşıyorlar.. Bu bakımdan onlara ayrıca büyük teşekkür borçluyuz. İşte bunlaarın başını çektiği ve çekeceği kültürlü, bilinçli kadınlarımızın yetiştirdiği yeni nesiller bu ülkenin gerçek umudu olacaktır… – kin dolu malum biatçı nesil değil 🙂

Diğer taraftan, bunu söylerken toplumda “İFFET, NAMUS ve DÜZGÜN KARAKTER” gibi kavramların ihmal edilmesi, önemsiz görülmesi” gibi bir hususları asla ve asla savunuyor olamayız ve aklı başında kimse de savunamaz. Tabii ki Allah’ın insan denen varlığı eğer çevreye ve diğer insana saygı kavramlarından yoksun olursa, vaziyetin hepten kontrolden çıkacağı ve bir sürü felaketlerin takip edeceği çok açıktır.. ve de insanın iyi bir ahlak ve insanlık eğitimine de katiyetle ihtiyacı vardır.. Ama bunu sağlamanın “şeriat” dışında da yolları olduğuna eminiz.. Nitekim dünyanın en dindar ülkeleri olmadığını hepimizin bildiği İSKANDİNAV ülkelerinin en medeni insanları barındıran topraklar olduğu yine çok çoğumuzun bilgisi dahilindedir.. Dikkat edilirse bu ülkelerde kadının toplumdaki yeri “en az” erkek kadar değerlidir ve kadınlar sosyal, siyasi hayatta da tamamen atbaşı ve hatta önde gitmektedirler..

Bu bakımdan kimseler medeniyet yolunda kadının yalnızca “iyi zevce ve anne” olmasının yeteceğini hatta bunun elzem olduğunu kimselere yutturmaya kalkmasın, en azından düşünme yeteneği olan ve biat kültürünü tanımayan kitlelere…

Editör
10.11.2013

(827)




Yazar Hakkında

Bir yanıt bırak